Loading...


والذي رفع السماء بلا عمد
لقد رأى أحد الإخوة النبي صلى الله عليه وسلم في المنام
فقال له
أبلغوا أبا بكر البغدادي ومن سار على دربه أن اثبتوا

أبو العيناء الخرساني

Gökleri direksizce yükselten Allaha swt yemin ederim ki,
kardeşlerden biri rüyada Rasulullahı sav gördü.
Rasulullah sav ona buyurdu ki:
"Ebu Bekir El Bağdadi'ye ve yolunda gidenlere sebat etmelerini tebliğ edin"

Ebu'l Ayna El Horasani

***

Rasulullah sav rüyada görüldü

Kardeşi Şehid Olan Bir İslam Devleti Vatandaşının Rüyası

İslam Devleti’nin Tel Afer şehrinde yaşayan, Arapça konuşmasını bilmeyen ve İslam Devleti’ne biatli olmayan bir Türkmen, Resulullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) rüyasında şu şekilde görmüştür:
 
30 Muharrem 1437 (12.11.2015) Perşembe günü, kardeşimin şehidlik haberi bana ulaşınca çok üzüldüm ve onu görmeden defnettikleri için bu üzüntüye dayanamayıp kendimden geçtim.
 
Baygınlık halimle beni hastaneye kaldırmışlar.
Hastane çalışanlarının ve yanımdakilerin söylediğine göre dört saat baygın kalmışım.
Doktorlar bana ilk baktıklarında bende hiçbir hareket görmedikleri için benim öldüğümü zannetmişler.
 
Ben rüyamda sanki cennette olduğumu gördüm.
Ve orada bolca nimetler, ağaçlar, meyveler, nehirler ve sahipleri için hazırlanmış köşkler gördüm.
Kuran-ı Kerim’in sesini duydum fakat daha önce hiç bu kadar güzel bir ses duymamıştım.
Hayatımda hissetmediğim güzel kokular hissediyordum.
Birden kardeşim Ebu Ömer’in altından bir elbise giydiği, hem kendisinden hem de elbisesinden nur yayıldığı halde önümde durduğunu gördüm ve çok şaşırdım.
 
Ona dedim ki: “Sen ölmedin mi kardeşim?”
 
Bana dedi ki: “Asla! Ben ölmedim.
Allah azze ve cellenin şu sözünü duymadın mı?
“Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayınız. Bilakis onlar diridirler ve Rableri katında rızıklanmaktadırlar.” (Ali İmran, 169)
Ve devamını okumaya devam etti.
 
Daha sonra ben Zumar’da şehid olan bir kardeşi sordum, bana O burada dediler.
Daha sonra tanıdığım kardeşlerden şehid olanları tek tek sordum.
Hepsi de buradalar dediler.
Bir baktım ki hepsi de önümde duruyorlar.
Ve üzerlerinde nimetin eseri görülüyor, elbiselerinden ve kendilerinden nur saçıyordu.
Bu arada Musul’un fethinden önce Amerikalılara istişhad yapan bir kardeşi hatırladım ve onu sordum.
Bana yüksek bir makamı işaret ettiler ve onun diğerlerinden daha güzel bir makamı olduğunu gördüm.
 
Daha sonra Ebu Ömer kardeşimden elmalarını ve güzel kokularını istedim fakat o bunu kabul etmedi.
Daha sonra Tel Afer’in mahkeme kadısı Ebu Yasir’i gördüm.
O da kısa bir süre önce şehid olmuştu.
Üzerinde ise altından elbiseler vardı.
Ve bana sorular sormaya başladı.
Dedi ki: “Benden sonra neler oldu.”
Dedim ki: “Sincar’ı kaybettik.”
O da dedi ki: “Bunu biliyoruz.”
Daha sonra çocuklarını sordu bende sorusunu cevapladım.
 
Daha sonra, kardeşim Ebu Ömer’e Nebi’yi (sallallahu aleyhi ve sellem) görmek istediğimi söyledim.
Baktım ki;
Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ve Ömer (radiyallahu anhu) yanımdalar.
 
Ben Nebi’ye (sallallahu aleyhi ve sellem) şunu sordum:
“İstişhadçılar nerededir ey Allah’ın Resulü?”
 
Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) eliyle arkasında duran ve gülen bir kalabalığa işaret etti.
 
Daha sonra Nebi’ye (sallallahu aleyhi ve sellem) dedim ki: “Ey Allah’ın Resulü, neden yardım gecikiyor ve neden bize yardım edilmiyor?”
 
Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi: “Etrafınızdaki insanlar aç iken size nasıl yardım gelir?
Zekat idaresiyle uğraşanlar vaciplerini en güzel şekilde yerine getirmiyorlar.
 
Daha sonra Ömer (radiyallahu anhu) bu soruma şöyle cevap verdi:
“Sizde çok zulüm var. Sizin aranıza münafıklar karışmış.”
 
Ve bundan sonra Nebi’ye (sallallahu aleyhi ve sellem) bana tavsiyede bulun dedim.
Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dedi:
“Size Mescid-i Aksa’yı tavsiye ederim.
Size Mescid-i Aksa’yı tavsiye ederim.
Size Mescid-i Aksa’yı tavsiye ederim.” (Mescidi Aksa’yı fethedin)
 
Dedim ki:
“Ey Allah’ın Resulü bizim oraya sınırımız yoktur.
Bizden çok uzaktırlar.
Onlara nasıl ulaşabiliriz.
Ve neden Mescid-i Aksa?”
 
Cevaben şöyle dedi:
“Orada kadınların ırzına el uzatılıyor.
Erkekleri ve çocukları öldürülüyor.”
 
Dedim ki: “Peki, oraya nasıl yol bulabiliriz?”
Dedi ki: “Orada İslam Devleti’ne biatli salih insanlar var, onlar Mescid-i Aksa’yı nasıl fethedeceklerini biliyorlar.”
 
Ve şunu sordum:
“Peki Sincar’ı kaybetmemizden daha büyük bir kötülükle karşılaşacak mıyız?”
 
Dedi ki: “Evet, münafıkları saflarınızdan çıkarana kadar daha büyük kötülüklerle karşılaşacaksınız.”
 
Daha sonra şunu sordum: “Ey Allah’ın Resulü bu münafıkları nasıl tanıyacağız?
 
Dedi ki: “Orada salih adamlar var. Onlar münafıkların kim olduklarını biliyorlar.”
 
Ve şöyle devam etti.
“İslam Devleti’nde yeni bir nesil gelecek onlar Mescid-i Aksa’yı fethedecekler. Ve bu uzak değildir.”
Daha sonra kısık bir sesle, Mescid-i Haram’a yönelin (orayı fethedin) orada cennetin kapısı vardır.” dedi.
 
Daha sonra Nebi’ye sallallahu aleyhi ve sellem) şunu sordum:
“Sincar gittikten sonra bir daha gelmeyecek mi?” (Tekrar fethedilmeyecek mi?)
Fakat Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) buna cevap vermedi.
 
Fakat kardeşim Ebu Ömer cevaben dedi ki:
“Yazık oldu kanlarımız boşa mı aktı? Bu sizin için bir imtihan ve musibettir.”
 
Daha sonra Nebi’ye (sallallahu aleyhi ve sellem) “Uçaklara bir çözüm var mıdır?” diye sordum.
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sustu.
Ve biraz süre geçtikten sonra şöyle dedi:
“Eğer insanlardan zulmü kaldırırsanız ve onlara zekatı verirseniz, Allah (azze ve celle) size Mescidi Aksa’nın fethini ve uçakları düşürmeyi size nasip edecek, Müslümanlar birleşecek ve biatler çoğalacaktır.”
 
Bu arada Allah’ın Resulü bana şunu sordu:
“Bizim yanımıza gelmez misin?”
 
Dedim ki: “Annem ve babam buna müsaade etmiyor.”
 
Bana dedi ki: “İslam Devleti’ne biat etmeyecek misin?”
 
Dedim ki: “Annem ve babam, kardeşim Ebu Ömer’i kaybettikleri için çok üzgünler. Lakin ilerde biat edeceğim inşallah.”
 
Daha sonra şöyle dedi: “Cihaddan geri kalanlar en şiddetli bir şekilde azap edilecekler.
Eğer ben yanlarında olmuş olsaydım benimle beraber kafirlerle savaşacaklardı fakat ben aralarında olmadığım için savaşmıyorlar.
Acaba oturduklarında benden korkuyorlar ve Allahtan korkmuyorlar mı?”
Ve bana gördüğüm tüm bu olayları anlatmamı söyledi.
 
“Bu büyük bir meseledir nasıl bunu yayacağım” dedim.
 
Dedi ki; “İslam Devleti’nde salih adamlar var onlara ulaştır onlar yayarlar.
 
Bundan sonra Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) arkasına döndü ve Mescid-i Aksa için ve müminlerin ırzlarını koruması için dua etmeye başladı.
Daha sonra İslam Devleti’ndeki salih kimselere dua etti ve akabinde şehidler için dua etti ve hurilerin onları bekledikleriyle müjdeledi.
Bundan sonra kendime geldim ve baygınlığım geçti.
Baktım ki; etrafımda birçok insan var ve şaşırdım.
Ve bana ilk başlarda senin öldüğünü zan ettik fakat daha sonra senin fasih arapça konuştuğunu ve Kur’an okuduğunu duyduk dediler.
Bundan sonra hastahane de bulunanlar benim Arapça bilmediğimi biliyorlardı.
Çeviri: Darul Hilafe / Haber Merkezi

ورقة طبعها بعض من طلاب العلم في الدولة ووزعت على الجند في ولاية نينوى
 
 محتواها رؤيا ذات معنى عميق والرائي رجل تركماني من تلعفر غير مبايع للدولة الإسلامية ولا يجيد العربية، 
 
رأى رسول الله ﷺ و بعض من الذين قتلوا من جند الخلافة امرائها 
 
 ولقد كان في الرؤيا بعض الوصايا من رسول الله ﷺ لهذا الرجل الغير مبايع وممن حوله
 
وكانت وصايا رسول الله ﷺ باختصار : 
 
1 - أهمية رفع الظلم والمقصرين الذين لا يدفعون الزكاة وبإصلاح النفوس تأتي الفتوحات والنصر.
 
2 - أشاد بالرجال الصالحين في الدولة الإسلامية ثلاثاً
 
3- أوصى بفتح المسجد الأقصى ثلاثاً ففيه يزنون بالنساء ويقتلون الرجال والأطفال وأن الجيل القادم من الدولة الإسلامية هو الفاتح بإذن الله للمسجد.
 
4- أوصى بفتح المسجد الحرام وهنا ارتجت الجنّة لوصيته
 
5- وجود المنافقين في الصفوف وشرّهم عظيم إن لم يخرجوا
 
6 - أنكر على الرجل عدم مبايعته للدولة الإسلامية
 
7- إن القاعدين عن الجهاد سيعذبون أشد العذاب حتى وإن لم يرضى الوالدين
 
8- حسن حال ومقام الشهداء والأمراء والجنود من الدولة الإسلامية وأنهم برفقة رسول الله والصالحين في الجنّة بإذن الله تعالى
 
في يوم الخميس المصادف 30 محرم 1437 - الموافق 12/11/2015
 تبلغت استشهاد اخي أبو عمر بلال خليل شرفي والذي كان يعمل أمير قاطع الفاروق وبعدها لم أتمالك نفسي وحزنت كثيراً لكونهم دفنوه دون أن أراه ومن شدة الصدمة أغمي عليّ وعلى أثره تم نقلي إلى مستشى الجمهوري وبقيت فاقداً للوعي هناك أربع ساعات حسب قول كادر المستشفى ومن كان معي حينها وظن الأطباء في بداية الأمر أني متّ لعدم وجود أي حركة تدل على وجود الحياة في جسدي وخلال فترة فقداني للوعي :
 
رأيت كأني في الجنة، ورأيت فيها ما رأيت من نعيم وأشجار وثمار وأنهار وقصور أعدّت لأهلها وسمعت قرآن يتلى لم أسمع مثل هذا الصوت من قبل، وشممت رائحة لم أشم مثلها في حياتي ، وإذا بأخي أبو عمر أمامي مرتدياً ثوباً من ذهب يشع منه ومن ثوبه النور، فتعجبت وقلت له: أخي ألم تمت ؟
 
أخبرني كلا لم أمت ، أولم تسمع قول الله عز وجل:
 
{ وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ أَمْوَاتاً بَلْ أَحْيَاء عِندَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ }
 
وبدأت أردد من خلفه ما يتلو وبعدها ذهبت أسأله عن أحدهم استشهد في قاطع زمار؟ 
 
فقال: إنه هنا
 
وبعدها أقبلت اسأله عن فلان وفلان وفلان أعرفهم استشهدوا جميعهم فردّ وقال: كلهم موجودون هنا
 
وإذا هم جميعاً أمامي أنظر إليهم وفيهم أثر النعيم ويشع من وجوههم وثيابهم النور 
 
وهنا تذكرت شخصاً قام بعملية استشهادية على الأمريكان قبل الفتح فسألتهم عنه؟ 
 
فأشاروا إلى مكان عالي فإذا هو في مقام أحسن منهم هيئة وأنا انظر إليه 
 
وبعدها قلت لأخي أبو عمر: أعطني من تفاحكم وعطركم، لكنه لم يقبل 
 
وبعدها رأيت أبو ياسر القاضي في محكمة تلعفر والذي استشهد قبل فترة وجيزة وعلى جسده ثوباً من ذهب وبدأ يسألني ماذا حدث بعدي فقلت: له خسرنا سنجار ، فرد قائلاً: نعلم بهذا الأمر، وبعدها سألني عن أولاده وأنا أجيب 
 
وبعدها سألت أخي أبو عمر : أريد أن أرى الرسول محمد ﷺ ؟ 
 
وإذا بالنبي محمد ﷺ وعمر رضي الله عنه بجانبه وهنا وجهت له سؤالاً: أين الاستشهاديين يا رسول الله ؟
 
فأشار بيده وإذا هم كثر واقفين خلفه يضحكون 
 
وبعدها سألته يا رسول الله: لم يتأخر النصر وما بالنا لا ننتصر؟ 
 
فرد النبي محمد ﷺ قال : كيف تنتصرون والناس جياع من حولكم والقائمون على الزكاة لا يقومون بواجبهم أحسن القيام 
 
ورد عمر رضي الله عنه وقال: الظلم كثير عندكم وقد تخلل بينكم المنافقين 
 
وهنا سألته: يا رسول الله أوصني ؟ 
 
فرد قائلاً: عليكم بالمسجد الأقصى ، عليكم بالمسجد الأقصى ، عليكم بالمسجد الأقصى. 
 
فقلت له: يا رسول الله ليس لدينا معهم حدود وهم بعيدين عنا وكيف نصل إليهم ولمَ المسجد الأقصى ؟ 
 
فرد وقال: هناك يزنون بالنساء ويقتلون رجالهم وأطفالهم 
 
وقلت له: كيف السبيل إلى ذلك ؟ 
 
رد وقال: هناك رجال صالحون من الدولة الإسلامية يعلمون كيف يفتحون المسجد الأقصى، 
 
وهنا سألته: هل هناك شر أعظم من خسارتنا سنجار ؟ 
 
رد وقال: نعم هناك شر أعظم من هذا إلى أن تخرجوا المنافقين من صفوفكم ، 
 
وهنا سألته وقلت له: كيف نعرفهم يا رسول الله؟ 
 
قال: هناك رجال صالحين يعرفون المنافقين ، وأخذ يواصل كلامه ويقول: سيأتي من بعد القائمين الآن بالدولة الإسلامية جيل يفتحون الأقصى وليس ذلك ببعيد وثم قال بصوت هادئ:
 
 عليكم بالمسجد الحرام وهنا ارتج الجنة، 
 
وبعدها سألت رسول الله صلى الله عليه وسلم مرة أخرى: هل ذهب سنجار ولن يعود إلينا ؟ 
 
لكن الجواب لم يأتي من الرسول صلى الله عليه وسلم وإنما أتى من أخي أبو عمر وقال: واأسفاه واأسفاه وهل يذهب دمنا سدى ولكن إنما هي اختبار وامتحان للمسلمين، 
 
وهنا سألت النبي صلى الله عليه وسلم: هل هناك حل للطائرات؟ 
 
سكت الرسول صلى الله عليه وسلم وثم بعد برهة قال: إن رفعتم الظلم عن الناس واعطيتموهم الزكاة سيفتح الله لكم المسجد الأقصى ويسقط الطائرات ويتجمع المسلمين ويكثر البيعة، 
 
وهنا سألني الرسول صلى الله عليه وسلم: ألا تأتي معنا ؟ 
 
فأخبرته: ان أبي وأمي لا يقبلون 
 
وسألني: ألا تعطي البيعة؟ 
 
فقلت: إن ابي وأمي حزينين جداً لفقدان أخي أبو عمر ولكن إن شاء الله سأعطيها فيما بعد 
 
ثم تبع كلامه وقال: إن القاعدين عن الجهاد سيعذبون أشد العذاب ولو كنت معهم لقاتلوا معي ضد الكفار ولأني لست بينهم لا يقاتلون أيخافونني ولا يخافون الله إذا قعدوا
 
 وأوصاني أن أبلغ كل ما رأيت 
 
وقلت له: كيف أبلغهم أنها مسألة كبرى 
 
قال: هناك رجال صالحين في الدولة الإسلامية بلغهم إياها.. 
 
بعد هذه الكلمات الذي قالها الرسول محمد ﷺ رجع إلى الخلف وبدأ بالدعاء للمسجد الأقصى ومن ثم دعا ربه أن يحفظ أعراض المسلمين ومن ثم دعا للمسجد الحرام ومن ثم دعا للرجال الصالحين في الدولة الإسلامية ومن ثم دعا للشهداء وبشرهم بأن الحور تنتظرهم. 
 
وهنا بدأت أفيق من غيبوبتي وإذ بناس كثر حولي يتابعونني فاندهشت قالوا حسبناك مت في البداية ولكن بعد فترة رأيناك تتكلم بلغة عربية فصحى وتقرأ القرآن، ويشهد الله عز وجل أولاً ومن ثم المتواجدين ثانياً في ذلك المستشفى الجمهوري على كل ما أقول علماً أني لا أجيد اللغة العربية.


Örnek Sokak 1a, 12345 Örnekşehir
+90 1234567890